10 aylık bebek diş gıcırdatma

Pedodonti- Optima Dent Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği. +90 (216) 695 16 16 OptimaDent Destek Hattı. C.tesi 09:00 - 19:00. Tedavilerimiz. DişSıkma-Gıcırdatma Tedavileri; Diş teli ile tedavi görüyorsanız 2 ayda bir kontrole gelmeniz gerekmektedir. İlk diş hekimi randevusunu bebeğin ilk dişleri çıktıktan sonraki birkaç ay içinde olacak şekilde veya çocuğunuzun ilk doğum gününe yakın bir zamanda alın. Genellikle bebeklerin ilk dişleri 4 ila 7 Bebeklerve Çocuklarda Bunlara Dikkat! diş gıcırdatma, parmak emme gibi alışkanlıklar ve emzik, biberon, diş kaşıyıcı gibi malzemelerin oluşturabileceği yapısal bozuklukları da Biberonçürüğü tedavisi sonrası çocuklarınızı en kısa zamanda bardaktan içmeye alıştırmanız olumlu etki gösterecektir. Ayrıca bebeklerin yemekten sonra su içmeleri de dişleri temizleyerek biberon çürüğünün önlenmesine yardımcı olur. Bebeklerin ara öğünlerinde hafif meyve, sebze ve kuruyemiş tercih edilebilir. Pedodonti çocuk diş hekimliğinde 0-13 yaş grubu çocukların öncelikle süt dişleri tedavilerinde, ortodonti tedavisinde yaşı gelmemiş çocukların diş , çene,yüz bölgesindeki gelişim bozukluklarının takibini yapan ortodontislere hastayı hazırlayan meslek grubudur. Çocuk dişlerinde uzman ve deneyimli hekimlerin bu uygulamaları yapmalarında çok büyük yararlar vardır. motor vario 150 tidak bisa distarter dan diengkol. Çocuk diş hekimliği Pedodonti, çocuğun fiziksel ve dişsel gelişimini göz önünde bulundurarak, uygun zamanda koruyucu ve önleyici tedavinin gerçekleştirilmesini amaçlar. 3 yaşından itibaren çocuğunuzu diş hekimi ile tanıştırabilir, küçük yaşta hem gerekli önlemlerin alınmasını sağlayıp, hem de ileride çevreden edinilen diş hekimi korkusunu yenmesine yardımcı olabilirsiniz. Bebeklerde Ağız Sağlığı Nasıl Sağlanır? Bebeklerde Ağız Diş Bakımı Bebeklerde dişler sürmeden önce ağız bakımı temiz bir gazlı bezle yapılabilir. Sürmeye başlayan süt dişi ve diş eti üzerine nazikçe yapılacak masaj, hem besin artıklarını uzaklaştırır, hem de bebeğinizin rahatlamasını sağlar. İlk süt dişlerinin sürmesi ile, eczaneden kendi yaş grubuna uygun olarak satın alacağınız yumuşak bir bebek diş fırçası ile çocuğun dişleri fırçalanabilir ve küçük yaşta fırçalama alışkanlığı edinmesi sağlanabilir. 4 yaşına kadar yutkunma refleksi gelişmediğinden dolayı bu işlem diş macunsuz uygulanmalıdır. Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir? Bebekler normal şartlarda 6. ayda diş çıkarmaya başlarlar. Fakat her bebeğin yürüme ya da konuşma zamanında farklılık olduğu gibi, dişlenme süresinde de değişiklik olabilmesi doğaldır. İlk dişlerini 5. ayında çıkaran bebek olduğu gibi, 8. ayda çıkaranı da oldukça sağlıklıdır, endişe edilecek bir durum yoktur. Siz bu zaman aralığında bebeğin belirtilerini gözlemleyerek, diş kaynaklı bir huzursuzluğu varsa, onu rahatlatma yöntemlerini uygulayabilirsiniz. Diş çıkaran bebeklerde aşağıdaki belirtilerden biri ya da birkaçı görülebilir – Tükürük artışı – Ellerini ağzına götürme – Yabancı cisimleri ısıma, kemirme – Kulağını çekiştirme – Yüksek ateş – Yanaklarda kızarıklık – İshal – Huzursuzluk – Uyku düzeninde bozulma Diş Çıkaran Bebek Nasıl Rahatlatılır? Diş çıkarma bebekler kadar ailelerin de zorlandığı sorunlardan biridir. Diş çıkardığı için ağlayan bir bebeği rahatlatmaya çalışmak için anne ve babanın da sakin olması son derece önemlidir. Diş çıkaran bebeği rahatlatmanın birkaç yolu vardır Kaşıma-çiğneme Bebekler diş çıkarırken ağızlarına bulduklarını götürüp diş etlerini kaşımayı çok severler. Ağrıyan diş etleri üstüne yapılan baskı ve kaşıma hareketi bebeklere çok iyi gelir. Bu amaçla üretilen özel diş kaşıma oyuncakları süt dişi çıkaran bebekleri oldukça rahatlatır. Soğuk uygulamaÖzellikle bebekler için üretilen diş kaşıma oyuncaklarının içi sıvı ya da jel dolu olan modellerini buzdolabında serinletip bebeğe vermek, damağını uyuşturacağından bebeğin oldukça hoşuna gider. Bu oyuncakları buzdolabının dondurucu gözüne koyarsanız gereğinden fazla soğuk olabilir ve yanak ya da dişetine zarar verebilir. Bu nedenle buzdolabı gözünde serinlemesini sağlamalı ve bebeğin diş kaşıma oyuncağını gözetiminiz altında kullanmasına dikkat etmelisiniz. Soğuk besinlerBebeğiniz eğer ek gıdaya geçtiyse, sıcak besinlerdense soğuk olan gıdaları tercih edecektir. Yoğurt hem besleyici hem de ferahlatıcı bir besin olarak diş çıkaran bebeklerde hayat kurtarır diyebiliriz! File içerisine konmuş elma, armut, havuç da oldukça rahatlatıcı etki gösterir. Marketlerde satılan taze ananasın koçanını da diş çıkaran bebeklerin çok sevdiğini biliyor muydunuz? Verdiğiniz her besinin bebeğin ayına uygun olmasına ve de gözetiminiz altında tüketmesine lütfen dikkat edin. Ağrı kesiciDiş etlerine sürülen ağrı kesici jeller 2018 yılından itibaren artık FDA tarafından onaylanmıyor. İçeriğindeki “benzokain” isimli etken maddenin, kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıma kapasitesini azaltarak ciddi sorunlara yol açabileceği yolunda çalışmalar bulunuyor. Zaten pek etkili olduğu da söylenemezdi. Eğer yukarıda bahsedilen yöntemlerden hiçbiri fayda sağlamıyorsa, işte o zaman bebeğinizi takip eden çocuk doktorunun önerisi doğrultusunda bir ateş düşürücü-ağrı kesici vermeniz gerekebilir. SevgiTüm yöntemler bir yana, ağrısı olan bebeği sakinleştirmenin en iyi ve en doğal yolu onu kucağınıza alıp sevgi göstermektir. Eğer imkanınız varsa, bu can sıkıcı dişlenme döneminde bebeğinizi bol bol emzirin. Emin olun, bebeğiniz için ailesinden aldığı güven duygusu ve sıcaklığın yerini hiçbir şey tutamaz! Çocuklarda Diş bakımı Nasıl Olmalıdır? Çocuklarda diş bakımı, her yaşta olduğu gibi, doğru ve etkili bir yöntemle günde en az iki defa diş fırçalamakla başlar. Çocukların Diş Çürüklerinden Korunması Çocuk diş hekimliğinde fırçalamaya ilave olarak, genç yaşlarda asit ataklarına yatkın olan dişlerde koruyucu önlemler alınması da önem taşımaktadır. Bu amaçla azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde bulunan derin çukurları kapatan fissür örtücüuygulaması son derece etkilidir. Buna ilave olarak çocuğun ihtiyacına göre 6 ay ya da senede 1 olacak şekilde, diş yüzeylerine uygulanan yüzeysel flor fluor, flouriduygulaması önerilmektedir. Son zamanlarda basında çocuk diş hekimliğinde flor uygulaması hakkında çeşitli tartışmalar olsa da, bu uygulamanın faydası uluslararası akademik platformda bilimsel çalışmalarla ortaya konmaktadır. Aksi bir çalışma yayınlanmadıkça da pedodonti uzmanı tarafından önerilmektedir. 4 yaşından itibaren uygulanabilen bu yöntemler ile çocuğunuzun dişleri asit ataklarından korunacak ve çürük riski oluşumu azalacaktır. Beslenmenin Ağız Sağlığına Etkisi Nedir? Beslenme sadece çocuk diş hekimliği ve ağız sağlığı değil, genel sağlık durumunu da yakından ilgilendiren bir konudur. Özellikle çocukları özendirecek şekerli bir çok gıda piyasada bulunmaktadır. Şeker, çikolata, jelibon, pasta ve benzeri gıdalar dişler için “karyojenik” yani çürük yapıcı gıda olarak adlandırılır. Çocuğunuza her öğünden sonra dişlerini fırçalatmanız pek mümkün olmayabilir. Bu tür hazır gıdaların tüketilmesi başta ağız sağlığı, sonra da genel sağlık açısından çocuklar hatta yetişkinler için son derece zararlıdır. Çocukların tatlı ihtiyacını gidermek için mevsim meyvelerine yönlendirmeniz çocuk diş hastalıkları açısından faydalıdır. Kek türü paketlenmiş hazır atıştırmalıklar içinde tatlandırıcı, koruyucu, renklendirici vb gibi katkı maddeleri içerir. Çocuk diş hekimliğinde kabul edilmezler. Bunların yerine, kendi hazırladığınız besinlere yönlendirebilirsiniz. Rafine şeker kullanmak yerine pekmez, kuru kayısı, kuru üzüm ya da elma, armut, havuç gibi besinlerle tatlandırarak hem sağlıklı, hem de besleyici gıdalar hazırlayabilirsiniz. Pedodonti Uzmanı / Pedodontist Kimdir? Pedodontist, diş hekimliği fakültesini bitirdikten sonra Çocuk Diş Hekimliği Pedodonti alanında branşlaşmış olan diş hekimine denir. Çocuğunuzun İlk Diş Muayenesini Nasıl Kolaylaştırırsınız? Çocukların İlk Diş Muayenesi Çocuklarda ilk diş muayenesi çocuğun ilk izlenimi açısından önem taşır. Diş hekimi korkusu çok küçük yaşlarda oluşmaya başlar. Size önerimiz, diş kliniğine gelmeden önce çocuğunuza “acı ve korku” ile ilgili telkinlerde bulunmamanız. Eğer en başından “korkma” ya da “acımayacak” gibi sözler söylerseniz, çocuğunuzun hiç aklında yokken bu düşüncelerin oluşmasına yol açabilirsiniz. Bu nedenle siz ne kadar rahat davranırsanız, çocuğunuz da o kadar rahat olur. Çocuk diş hekimliğinde amaç, diş çürüğü oluşumunu engellemek ve çocuklarda diş bakımı alışkanlığının yer etmesini sağlamaktır. Bu nedenle çocuğun diş hekimi – pedodonti doktoru ile tanışması, bir sorun oluşmadan önce gerçekleşmelidir. Süt Dişleri Zaten Düşecek, Bakımı Önemli Midir? Süt dişleri tedavi edilmediğinde oluşan çürükler – Diş çürümesi ile oluşan madde kaybı sonucu, ileride ortodontik bozukluklara – İlerleyerek dişte abse oluşumuna ve çocuğun yüzünün şişmesine – Kurtarılamayacak kadar harap süt dişlerinin vaktinden erken kaybı sonucu altından gelen dişte sürme bozukluğuna kadar birçok soruna yol açabilir. Bu nedenle çocuğun genel sağlık durumunun korunması ve ortodontik problemlerin oluşmasını önleme amacıyla süt dişleri bakımı son derece önemlidir. Eğer tedavi edilemeyecek kadar harap hale gelmişse, çocuk diş çekimi gerekebilir. Çocuklarda Diş Yaralanması Sonrası Neler Yapılmalıdır? Çocuklar sürekli hareket halinde olduklarından dolayı çocukta diş yaralanması pedodonti alanında sıkça karşılaşılan bir durumdur. Dişe gelen darbe sonucu; dişte sallanma, çocuk diş kırığı, diş kökü kırığı ya da dişin bütün olarak yerinden çıkması gözlenebilir. Bu durumda, eğer çocuğun daha öncelikli bir sağlık sorunu yoksa vakit kaybetmeden çocuk diş doktoru ile temasa geçilmelidir. Travma sonrası diş kırılmış olabilir. Kırık parça bulunup uygun koşullarda diş hekimine getirilirse, yerine yapıştırmak mümkün olabilir. Bunun için kırılan parçayı en kısa sürede, ağzı ortamına en yakın koşullarda, yani içerisinde tükürük bulunan bir kaba koyup getirmeniz gerekir. Eğer diş bütünüyle yerinden çıkmış ise, kök yüzeyine hiç dokunmadan temiz su ile yıkanmalı ve tükürük dolu bir kap içinde en kısa sürede diş hekimine, tercihen kanal tedavisi uzmanına getirilmelidir. Çocuklarda Diş Gıcırdatma Neden Olur? Çocuk diş hekimliğinde diş gıcırdatmanın birden fazla sebebi olduğu ortaya konmuştur. Çocuğun diş gıcırdatması lokal, genel ya da psikolojik etkenlere bağlıdır. Lokal etkenlerÇocuklarda diş sıkma ilk olarak 2 yaş civarında, süt azı dişleri çıkmaya başladığında gözlenir. Süt dişler ağız içinde tam anlamıyla sürdüğünde alt ve üst süt dişlerinde daha önce olmayan kontakt noktaları olabilir. Çocuk da ağzını tam olarak kapattığında dişlerinin birbirine tam olarak değmesini sağlamak için istemsiz olarak diş gıcırdatır. İşte bu düzensizlikleri düzeltme çabası çocuğun farkında olmadan diş gıcırdatmasına neden olabilir. Genel etkenlerÇocuk diş hekimliğinde, bağırsak parazitlerinin çocuklarda diş sıkmaya neden olabileceğine ilişkin çalışmalar ortaya konmuştur. Fakat her diş sıkan çocukta parazit olacak diye bir kaide yoktur. Ancak çocuk diş hekimi ve çocuk doktorunun gerekli görmesi durumunda tetkikl yapılır. Üst solunum yolu problemlerinin de diş sıkmaya neden olabileceğini destekleyen çalışmalar da vardır. Psikolojik etkenlerYetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da fazla stres, aile içi gerginlik ya da rutin dışında oluşan gelişmeler çocuklarda diş sıkmaya neden olabilmektedir. "Bebeğim çok huzursuz. Gece yarısı sık sık uyanıyor. Sabah 5'te kalkıp yatağında oturuyor. Annesini eskisi gibi emmiyor. Hiç bir şey yemiyor. Ateşi var ve kuru kuru öksürüyor. Elimi ısırıyor. Yine altı pişmeye başladı." Bebeğinizde bu belirtiler varsa çocuğunuz diş çıkartıyor olabilir. Peki bu dönemde nelere dikkat etmeli, ne gibi önlemler almalı? En sık görülen belirtileri neler? Çocuk sağlığı ve hastalıkları pratiğimizde en çok gözlediğimiz diş çıkarma belirtileri, salyanın artışı, huzursuzluk, iştahsızlık ve ağız etrafında döküntüler olmakla beraber, diş çıkartırken çocuklarda çok değişik belirtileri de görebiliriz. Kimi bebek başını sallarken, kimi kulağıyla oynar. Aileler genelde bu durumun neye işaret ettiğini çok merak ederler. Genelde hafif ishal görülmekle beraber, kabızlık da olabilir. Ancak anne sütü alan çocukta meme başı ısırmalarının artması, uykunun kısalması, uykuya dalamama, nedensiz ve uzun süren ağlamalar, kuru öksürük, ateş yüksekliği, diş gıcırdatma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, pişik, idrarda koku, kusma gibi belirtiler de gözlenebilmektedir. Ateşi çıktığında ne yapmalı? Genel pratiğimizde diş çıkarken ateş 38 oC'yi geçmez diye düşünürüz. Ancak yapılan çalışmalar, ateşin en fazla oC'ye kadar çıkabildiğini göstermektedir. Bu nedenle ateşin bu değerin üzerinde olması genelde diş çıkarmayla ilgili değildir. Dışkının sulu hale gelmesi ve dışkı sayısının artması çocuğun altının da pişmesine neden olur. Bu bile tek başına ağlama nedenidir. Uykusuzluk ve gece öksürükleri, anne babaların da uykusuz kalmasına neden olur. Çocuğun uyku düzeni ve bu nedenle beslenme düzeni de bozulur. Zaten hem katı, hem de sıvı gıda alımı da azalmıştır. Yapılan araştırmalarda, belirtilerin dişin patlamasından 4 gün önce başladığı, genelde dişin patladığı gün en maksimum düzeye ulaştığı ve 3 gün sonrasına kadar sürebildiği gösterilmiştir toplam 8 gün. En önce başlayan belirtiler genelde ısırmaların artması, salya artışı ve diş gıcırdatma olup bunlar 8 gün sonuna kadar devam etmektedir. Yukarıda saymış olduğumuz belirtiler, diş çıkarmakta olan çocukların %65'inde görülür. Geride kalan çocuklarda bu belirtiler görülmez. Diş çıkarma sırasında görülen belirtilerin hiç biri, çocuğun sağlığını tehdit edici düzeyde değildir. Ancak çocuklarda gözlenen bu belirtiler, diğer hastalıkların belirtileriyle karışabilir. Ateş ve öksürük nedeniyle akciğer enfeksiyonu sanılıp antibiyotik tedavisi alan bebekler vardır. Çocuğun dişlerinin ne zaman çıkar? Ülkemizde bebeklerin ilk süt dişleri ortalama ayda 3-17 ay çıkmaktadır. İlk patlayan dişler genelde alt kesiciler olup çok nadiren üst kesiciler de çıkabilir. İlk süt dişinden sonra genelde ayda birer adet diş çıkmaya devam eder. Alt kesicilerden sonra üst kesiciler çıkar. Daha sonra yanlarına birer adet daha kesici dişler eklenir. Sonra köpek kanin dişlerini atlayarak 1. ön azı dişleri çıkar. Bundan sonra köpek dişleri ve ardından 2. ön azı dişleri çıkar. Otuz ay bittiğinde genelde çocuğun ağzında 20 süt dişi tamamlanmış olmaktadır. Bebeğinizin dişleri çıkarken doktorunuzdan yardım almanız gerekebilir. Genelde jel ve parasetamol gibi ilaçlar kullanılmakla beraber, duruma özgü çözümler de üretmek gerekebilir. Dr. Mehmet Kantar çocuklarda diş gıcırdatması Tıp dilindeki adı bruksizm olan halk arasında ise diş gıcırdatması olarak bilinen eylem, genellikle uyku esnasında yaşanmakta olup, dişlerin farkında olmadan sıkılmasıyla ya da birbirine sürterek gerçekleşir. Bazı durumlarda çocuklarda diş gıcırdatması ebeveynleri endişeye düşürebilmektedir. Her 10 çocuktan 3’ünde görülebilen diş gıcırdatması genel olarak uyku esnasında gerçekleşmektedir. Uykuda Diş Gıcırdatma Neden Olur Çocuklarının gece uykusunda dişlerini gıcırdattığını fark eden anne babalar uykuda diş gıcırdatma neden olur sorusunun cevabını aramaktadır. Çocuklarda diş gıcırdatmanın birçok sebebi olsa da bu sebeplerin başında stres faktörü gelmektedir. Çocukların stres sahibi olmayacağını düşünmek büyük bir yanılgıya sebep olmaktadır. Okula başlayan çocukların dış ortama uyum sağlama veya evden ayrılma süreçleri çeşitli streslere maruz kalmasına sebep olabilir. Stres sebeplerinin diğer ihtimalleri kardeş kıskançlığı, yeni arkadaş edinmede zorluk yaşaması, ev içerisinde huzursuzluklara şahit olması gibi etmenler de olabilmektedir. Ebeveynlerin böyle bir durumu fark ettikleri anda bir uzmana başvurması ve sorunun köküne inerek gerekli tedavi ve tedbirleri almaya çalışması gerekmektedir. Çocuklarda Diş Gıcırdatmanın Nedenleri Özellikle süt dişlerin düşerek kalıcı olan dişlerin çıkmaya başladığı dönemlerde yoğun olmayan diş gıcırdatmaları normal sayılabilmektedir. Bu sebepten oluşan diş gıcırdatmaları kalıcı dişlerin tamamı çıktığında sona erer. Şiddetli diş gıcırdatmaların farklı nedenleri de olabilmektedir. Çocuklarda diş gıcırdatmanın nedenleri arasında en çok bilinenleri aşağıdaki gibidir. Reflü, bağırsak paraziti gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları çocuklarda diş gıcırdatmasına sebep olabilmektedir. Astım, sinüzit, alerjik bronşit gibi solunum yolu rahatsızlıkları da diş gıcırdatması sebeplerindendir. 1-3 yaş aralığından daha büyük olan özellikle okula başlama yaşında olan çocuklarda stres faktörü üzerinde durulmalıdır. Çocuklarda çeşitli stres oluşturan faktörlerin oluşması uykusunda diş gıcırdatmasına sebep olabilmektedir. Özellikle strese bağlı gerçekleşen diş gıcırdatmaları tedavi edilmediği taktirde, uzun vadede çene eklemi problemlerine neden olabilmektedir. Çocuklarda Diş Gıcırdatma Nasıl Geçer Çocuklarda diş gıcırdatma nasıl geçer sorusunun net bir cevabı yoktur. Çocuklarda diş gıcırdatmasının tedavi edilebilmesi için öncelikle ebeveynlerin bu durumu gözlemleyerek fark etmesi gerekmektedir. Çocuklarında bu duruma şahit olan ebeveynlerin vakit kaybetmeden biz uzmana başvurmaları ve kendi kendine geçmesini beklememeleri gerekmektedir. Diş gıcırdaması tedavisi için problemin tespit edilerek ortadan kaldırılması gerekir. Problem fizyolojik ya da psikolojik kökenli olup olmadığına bakılarak tedavi planlanmalıdır. Bir çocuk süt dişleri kaybederse DİŞ PERİSİ gelir ve yastığın altına bir hediye bırakarak dişi alır. Böyle olduğu her ailede yıllarca denenmiştir. Ancak diş hekimleri bunu bilimsel olarak açıklayamaz. Süt dişleri, bebeğiniz bir gün gülünce, alt çenede mükemmel inciler gibi parıldayan bir çift diş şeklinde görülecektir. SÜT DİŞLERİ NE ZAMAN ÇIKAR? Süt dişleri dediğimiz bu dişler bebek 6 aylık olduğu zaman görülür. İlk süren dişler alt kesici süt dişleridir. Bu dişleri üst kesici süt dişleri takip eder. Bazı çocuklarda dişler geç, bazı çocuklarda erken sürebilir. Bu çok önemli değildir. Genellikle kız çocukların dişleri erkek çocuklara göre daha erken sürmektedir. SÜT DİŞLERİ KAÇ TANEDİR? Bebeğiniz yaklaşık 2 yaşın sonuna geldiğinde üst çenede 10 adet, alt çenede 10 adet olmak üzere toplam 20 adet tüm süt dişleri çıkmış olacaktır. DİŞ HEKİMİ ZİYARETİ 3 yaşından önce dikkatinizi çekecek bazı durumlarda diş hekimine götürebilirsiniz. Toplam 20 adet dişi sayarak eksiklik veya fazlalık açısından kontrol ediniz. Dişlerin beyaz mine tabakasında bazı sarı, kahverengimsi, tebeşirimsi beyaz renklenmeler, şekil bozuklukları, çarpıklık veya kapanış bozuklukları dikkatinizi çekerse erken tanı açısından bu önem taşır. SÜT DİŞ ÇIKARTMA BELİRTİLERİ NELERDİR? Süt dişlerinin sürme dönemi 6 aydan, 3 yaşına kadar devam eden maceralı bir süreçtir. Bu dönemde görülebilecek hırçınlık krizleri, bilinmeyen bir sebeple kulağınızın dibinde çığlıklar atması, babasının omzuna tükürük akıtması, olur olmaz her şeyi ağzına sokmaya kalkması gibi durumlar olabilir. Tüm bunların nedeninin belki de diş çıkarma olduğunu söylemek pek de yanlış olmaz. Bu durumlarda ilk ön 4 kesici diş yaklaşık bebeğin 6 ve 10 aylık iken çıkacağı için ve diş eti sizin görebileceğiniz kadar kırmızı ve yumuşak ve irrite olmuşsa veya dişin ucunu görebiliyorsanız diş çıkıyor demektir. Eğer ateş, bulantı, tıkanıklık hissi varsa direk diş çıkarma ile ilgili olduğu düşünülmemeli ve bir çocuk doktoru ile görüşülerek diğer olasılıklar değerlendirilmelidir. Bu arada şunu da belirtmeliyim ki, tükürük akmasında ki artış, bebekler henüz bu dönemde tükürüğü ağızda tutabilecek kas kontrolünden yoksun olduğu için gayet normaldir. Mutlaka diş çıkarma belirtisi değildir. SÜT DİŞ ÇIKMASI SIRASINDA AĞRI OLUR MU? Ağrı duyulabilir de, duyulmayabilir de. Aslında dişler sürerken diş etini yarmazlar. Bu yavaş, yavaş gelişen bir harekettir ve doğal bir olaydır. Ancak bebeğinizde bir rahatsızlık hissi seziyorsanız, en iyi uygulama bebeğin ağzını temiz bir pamuk ile silmek ve ısırabileceği bazı nesneleri eline vermek olabilir. Eczanelerde satılan içinde sıvı olup buzlukta dondurulduktan sonra verilen ısırma blokları gibi. Eğer bütün bunlar başarısız olursa diş etine sürülen uyuşturma özelliğine sahip ilaçlar, kremler kullanılabilir. Bu dönemde çocuğunuzun biraz kilo kaybetmesi veya iştahsız olması normaldir. SÜT DİŞLERİ NE ZAMAN DÜŞER? SÜT DİŞLERİ NE ZAMAN DÖKÜLÜR? Çocuğunuz yaklaşık 6 yaşına geldiğinde öncelikle alt ön dişler olmak üzere süt dişlerinin düşme dönemi başlar. Bu süreç yaklaşık 10 -11 yaşına kadar devam eden uzun bir zaman dilimidir. Arzu edilen bu sürecin zamanından önce bazı nedenlerle çekim veya süt dişi kaybı olmadan tamamlanması ve dökülen süt dişinin yerini daimi diş dediğimiz ömür boyu kullanacağı dişlerin sağlıklı bir şekilde yer almasıdır. SÜT DİŞLERİ NEDEN ÖNEMLİDİR? 1-Daimi dişlere sürme rehberliği yaparlar ve onların yerleşeceği boşluğu korurlar. Yüzün ve çenelerin gelişimine yardımcı olarak, yüz şeklini etkiler. 2-Bebek katı gıdalara geçtiği zaman ısırma, çiğneme ve ezme işlemleri ile besin maddelerinin sindirimine yardımcı olur. 3-Sağlıklı, çürüksüz süt dişleri daimi dişler için uygun bir ortam hazırlar. 4-Erken süt dişi kayıplarında komşu dişler bu alana doğru kayma eğilimindedir. Bu da sonuçta eğri, çapraşık daha çok yiyecek artığı biriktiren ve çürüğe yatkın dişler ortaya çıkacaktır. DAİMİ DİŞLERDE PROBLEME YOL AÇABİLECEK SÜT DİŞİ PROBLEMLERİ Ön süt dişlerine gelecek travma dişin kök ucunda enfeksiyona ve bir apseye sebep olup, hemen altında daha tomurcuk safhasında olan daimi dişe zarar vererek şekil, büyüklük ve renklerinde düzensizlik yapabilir. Süt dişleri tabi ki düşeceklerdir. Esasen ön dişler 5 – 6 yaşına kadar kalır. Arka süt dişlerde ise bu süre daha uzundur ve 10-12 yaşı bulur. Dolayısıyla bu dişlerde oluşacak bir enfeksiyon daimi dişlere kolaylıkla taşınabilir. Bu sebeple erken süt dişi kaybı mutlaka engellenmeli ve doğal olarak sallanıp düşme zamanına kadar ağızda tutulmaları büyük önem taşımaktadır. Bazı durumlarda bunu sağlayabilmek için sorunlu süt dişlerine dolgu veya kanal tedavisi uygulanabilir. Her ne kadar çocuk ve diş hekimi için zor bir durum olsa da süt dişlerinin çekime gitmeden ağızda tutulabilmeleri için gerekli işlemlerdir. Ancak bazı durumlarda ileri düzeyde çürük oluşumu sonucu süt dişi kayıpları ve çekim gerekliliği söz konusu olmakta. Bu durumlarda çekim boşluğunun korunması için yer tutucu dediğimiz ağız içi apareylere ihtiyaç olabilir.2 Buna diş hekiminiz karar verecektir. AĞIZ BAKIMININ ÖNEMİ Çocuklarda ağız bakımı çürük oluşumunu engellemesi açısından son derece önemli bir konudur. Nasıl olsa süt dişleri dökülecek ve yerine yenileri gelecek düşüncesi doğru değildir. Ne yazık ki toplumumuzda bu şekilde bir düşünce tarzı halen mevcuttur. Bu konudaki değerlendirmemi bir önceki”Bebek ve Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı” başlıklı yazımda çok daha detaylı anlatmıştım. Okumanızı öneririm. DİŞ POZİSYONU ve KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR Dişlerin sürmesi esasen bir kayma hareketini ifade eder. Sürücü güç diye bir şey yoktur. Bu kuvvet diş tomurcuklarının etrafındaki kemiğin ve diş kökünün gelişmesi ile sürme olayını gerçekleştirir. İdeal diziliş bazı kuvvetlerin etkisi ile bir denge içerisinde belirlenir. Bu kuvvetler 1-Dilin itme kuvveti 2-Dudak hareketleri 3-Yanak kaslarının hareketleri 4-Karşıt dişler ile temasa geçtiğinde dişler üzerinde oluşan basınç 5-Çocuk yutkunduğunda veya ağzını her kapadığında ağız içi atmosfer basıncı Dişlerin kapanışında rehber olan ve onları o pozisyonda tutan kas sistemindeki değişiklikler ve dengesizlikler sonucu hatalı kapanışlar meydana gelir. Çocuğunuzda bunu tetikleyen bazı alışkanlıklar varsa ve bunların farkında olursak bu dengesizlikleri kas sistemindeki daimi dişlerin gelişiminde de bir sorun oluşturmadan engelleyebiliriz. SORUN OLUŞTURABİLECEK ALIŞKANLIKLAR 1-DUDAK ISIRMA Çocuğunuzun dudakları çatlaksa, özellikle alt dudağı, dudaklarını ısırıp ısırmadığını kontrol edin. Alt dudağın kırmızısı üst dudağın kırmızısından fazla olabilir. Otururken, düşünceli ve dalgın olduğu bir zamanda ısırıyor olabilir. Önceleri geçici bir alışkanlık olarak bakabiliriz. Ancak en sık görülen hatalı kapanış nedenlerinden biri dudak ısırmadır. Dil tarafından uzaklaştırılan doğal ıslaklık sonucu dudaklar kaşınmaya başlar ve çocuklar kesici dişleri ile kaşımak ve yeniden ıslatmak isterler. Bu işlem dudağın üzerindeki doğal yağı derinin dışına alır ki bu da kurumayı ve çatlamayı tetikler. Bu hareket sürekli tekrarlanır. Dudakların yumuşatıcı krem ile yumuşatılması ile ısırma ve ıslatma ihtiyacından vazgeçmesi ve bu alışkanlığı bırakması amaçlanır. Bu aylar sürebilir. 2-DİLLE İTME Çocuğunuzu sakin ve uyarı yapmaksızın izleyin. Bu alışkanlığı varsa her yutkunduğu zaman dişler kapandığı halde dili ile ileriye itmeye çalışıyor olacaktır. Ayrıca alt dudak ve alt çene arasında yutkunma esnasında bir kırışma olur. Dil iten bir çocuk doğru yutkunmayı öğrenmelidir.3 3-TIRNAK YEME Tırnakları kesmeye gerek kalmadığını gören ebeveynler, bu alışkanlıktan şüphelenmelidir. Özellikle diş veya dişlerde yan dönmeler göze çarpar. Aynı zamanda ısırma yüzeylerinde hafif aşınmalar oluşabilir. Alışkanlığı çocuğa söylemek, hatırlatmak, özellikle de arkadaşları tarafından yadırganması alışkanlığın ortadan kaldırılmasında yardımcı olabilir. 4-PARMAK EMME Bütün çocuklar emmeye ve ısırmaya gereksinim duyarlar. Fakat bu aktivite uzun sürerse zaralı bir alışkanlık haline gelir. Dişlere zararı süre ile ilişkilidir. Ne kadar erken bırakılırsa yaş civarı o kadar az zarar verir. Alışkanlık devam ettikçe çarpıklık ihtimali artacaktır.1 5-YANAK ISIRMA Anlaşılması oldukça zordur. Çünkü sadece dişler kapanışta ve ağız kapalıyken oluşur. Bir anne, baba ve bir diş hekimi tarafından ağızda yanak içinde bir şişkinlik veya renk değimi açısından her yerde aynı renk olmalı değerlendirilebilir. Eğer böyle bir durum varsa çocuğa yaptığını hatırlatın ve tekrarında onun da fark etmesini sağlayın. 6-DİŞ GICIRDATMA Tek başına diş gıcırdatma hatalı bir kapanışa neden olmaz. Ancak süt dişlerinin dökülme süresini biraz uzatabilir. Herhangi bir tedavi önerilmez. Gerginliği önleyen bir kas alışkanlığı olduğu da düşünülebilir. Bazı çocuklarda bariz bir ses çıkabilir. 7-YABANCI CİSİMLERİ AĞIZDA TUTMA Battaniye köşesi, tişört yakası, oyuncaklar gibi nesneleri ısırmak ve çiğnemek için ya da emzik niyetine kullanabilirler. Bazı kapanış sorunlarına neden olabilir. Kısa bir süre için bu alışkanlık kabul edilebilir, ancak saat ve saat, gün ve gün devam ettirilmemeli ve çocuğun bu alışkanlıklara karşı cesareti kırılmalı ve vazgeçirilmelidir. 8-EMZİKLER Çocuk tarafından emziğe aktarılan enerji onun ifadesini yansıtır. Emzik engellendiğinde sinir nöbetleri, altını ıslatma gibi bazı tutumlar gelişebilir. Genellikle 3,4 yaşında ailenin de bir etkisi olmadan kendiliğinden bu alışkanlığı bırakır. Ancak 4 ya da 5 yaşına kadar terk etmezse anne, baba müdahale etmelidir. Çünkü dişlerde kapanış bozuklukları oluşabilir. KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR İÇİN ACİL KONTROL BAZI İPUÇLAR DUDAK ISIRMA Çatlamış dudaklar; alt dudak üst dudaktan daha geniştir. DİL YASLAMA DİL İTME Çocuk yutkunurken yanak kasları kırışır. TIRNAK YEME Tırnakları kesmeye gerek kalmaz4. ÖNERİLER Bir alışkanlığı durdurmak için öncelikle çocuğun belli bir bilinç seviyesine ulaşması gerekmektedir. Anne ve babalarda nazik ancak istikrarlı ve kararlı bir şekilde hareket etmelidir. Küçük görmek ve büyük anlaşmalar yapmak, ödüller vadetmek, “kötü çocuklar parmağını emer, iyi çocuklar emmez” gibi imalar çocuğu olumsuz etkileyecektir. Alışkanlığı engellemeye çalışmadan önce neden yapıldığının değerlendirilmesi gerekir. Aslında dudak ve parmak emme, dil yaslama, tırnak yeme gibi alışkanlıklar bebeklerde ve çocuklarda duygusal ihtiyaçlara yardımcı olan alışkanlıklardır. Bu bir özenti mi? Yoksa bunun altında yatan duygusal bir neden mi var? Buna karar vermelisiniz. Sonuçları düzeltmek için sonradan ortodontik tedaviye ihtiyaç doğsa da çarpık bir kişilik oluşmasına kıyasla daha kolay düzeltilir. Sakin olunuz, diş doktorunuzdan destek alabilir ve zaman içinde çocukların durumu fark ederek alışkanlıklarını terk edeceklerinden emin olabilirsiniz. SON SÖZ Süt dişleri çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi, yüz şeklinin kusursuz bir şekilde oluşması, yüz güzelliği ve ömür boyu kullanacağımız daimi dişlerimize rehberlik yapması açısından çok önemli bir yer tutar. Bazı olumsuz durumlarda olay ilerlemeden önlemini almak ve doğal düşme zamanına kadar ağızda kalmalarını sağlamak biz diş hekimleriniz ve her ebeveynin görevidir. Sağlıklı Günler Dileklerimle.. Dr. Tuncay Akdoğanlı Diş Eti Hastalıkları Uzmanı REFERANSLAR Bengi AO, Karacay S, Güven G. A unique treatment of finger sucking habit in children with mental retardation report of 2 cases. Quintessence Int 2007; 383 E. McDonald, David K. Hennon, David R. Avery. Managing Space Problems Dentistry for the Child and Adolescent. St. Louis CV Mosby, 1988 WJ. A clinical appraisal of tongue-thrusting. Am J Orthod 1969;55640-50Stephen J. Moss. Groving Up Cariess Free A Parent’s Guide to Prevention. Quintessence Publishing Co, Inc. 2 Mayıs 2021 - 1119 Güncelleme - 1119 Türkiye'de 10 çocuktan 3'ü dişlerini gıcırdatıyor.. Çocukların her zaman rahat nefes alıp vererek, tatlı mırıltılar içinde uyumadıklarını belirten uzmanlar, uyurken dişlerini sıkan ve gıcırdatan çocukların stresli olduğunu söylüyor. Türkiye'de 10 çocuktan 3'ünün dişlerini gıcırdattığına dikkat çeken uzmanlar, "Çocuklar arasında oldukça sık görülen bu duruma 'bruksizm' adı verilir. Bu durum özellikle 5 yaşından küçük çocuklarda daha yaygındır. Bunun belli başlı sebebi de çocukların çeşitli konulardaki stresleridir" uyarısında bulunuyor. Bazı çocuklar kulak ağrısı ya da diş çıkartma gibi nedenlerden kaynaklanan ağrıya tepki olarak dişlerini sıkıyor veya gıcırdatıyor. Çocukların ağrıyı hafifletmek amacıyla dişlerini gıcırdatabildiğine dikkat çeken Dörtçelik çocuk Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. İsmail Özcan, diş gıcırdatmanın bu en yaygın nedenlerinin çoğu çocukta zaman içinde kendiliğinden kaybolduğunu söyledi. Stresin de diş gıcırdatmaya bir sebep olduğunu anlatan "Çocuğun bir sınav ya da yapacağı bir gösteri nedeniyle veya rutin yaşamındaki örneğin kardeş gelmesi, taşınma, öğretmen değişikliği gibi bir değişimden dolayı stres yaşıyor olabilir. Hiperaktif çocukların bazılarında da diş gıcırdatma görülmektedir. Genel olarak diş gıcırdatma çocuğun dişlerine zarar vermez. Çoğunlukla herhangi bir etki bırakmadan kaybolsa da, sabahları hafif baş ağrısı veya kulak ağrısına neden olabilir. Ancak diş gıcırdatma asıl olarak çocuğun etrafındaki kişileri üzer ve rahatsız eder. Bazı aşırı hallerde uykudaki diş gıcırdatmaları diş minesinin zedelenmesine, dişte küçük oyukların oluşmasına, ısıya karşı hassasiyetin artmasına ve yüz ağrıları ile çene sorunlarına neden olabilmektedir. Dişlerini gıcırdatan çocukların çoğu bunu yaptığının farkında bile olmaz ve çoğunlukla sorunu anne-babalar tespit eder" dedi. Çocukta bruksizm olup olmadığını anlamak için dikkat edilmesi gereken hususları da açıklayan Özcan'a göre, uyku sırasında diş gıcırdatma, sabahları çene veya yüzünde hassasiyetten şikayet etme, parmak emme, tırnak yeme, kalem veya oyuncakları kemirme, yanak içini kemirme bir rahatsızlığın belirtisi. Bruksizim'in çoğunlukla hiçbir tedaviye gerek kalmaksızın kendiliğinden kaybolduğunu kaydeden İsmail Özcan, "Ancak dişler ve çenede herhangi bir rahatsızlık oluşmasını önlemek amacıyla anne-babanın dikkatli olması ve diş hekimi muayenelerinin aksatılmaması gereklidir. Diş gıcırdatmanın çocuğun yüz ve çenesinde ağrılara neden olması veya dişlerin zarar görmesi durumunda diş hekimi gece takması için özel bir diş koruyucu verebilir. İster fizyolojik, ister psikolojik nedenlerden kaynaklansın, uyku öncesinde çocuğun gevşemesi ve rahatlaması diş gıcırdatmayı kontrol etmesine yardımcı olabilir. Ilık bir banyo almak, kısa bir süre rahatlatıcı bir müzik dinlemek veya kitap okumak çocuğunuzun gevşemesine katkıda bulunabilir. Diş gıcırdatmaya stresin neden olması durumunda çocuğun neden gerginlik yaşadığını anlamaya ve bunun üstesinden gelmesi için yardımcı olmaya çalışmanız gereklidir. Çocuğunuzun duygusal durumundan endişe ediyor ve sizin yardımınızla aşılamayacak duygusal gerilimler yaşadığını düşünüyorsanız bir uzmandan yardım alabilirsiniz" diye konuştu. Cihan

10 aylık bebek diş gıcırdatma