4 6 yaş cinsel gelişim etkinlikleri

5Yaş Etkinlik Kitabı. Ana sayfa / Kültür Kitapları / Çocuk Kitapları / Etkinlik Boyama Çıkartma / 5 Yaş Etkinlik Kitabı. Kazancınız 14%. Paylaş. Görüşünü yaz. KOD : 9786057494436. 15.00 TL. Fizikselgelişim kızlarda büyük ölçüde tamamlanmak üzeredir. 17-18 Yaş. Bedensel gelişim büyük ölçüde tamamlanmıştır. Duygusal gelişim ve karşı cinse ilgi bu dönemin önemli gelişim özelliklerinden biridir. Erkeklerde Cinsel Gelişim. 3-5 Yaş. Bu yaştaki erkek çocuk kendi cinsiyetinin farkındadır. Eolo4+ Yaş Zihinsel Gelişim Etkinlikleri/matematik Zamanı ve Konuşmamı Geliştiriyorum (5kitap) Eolo Yayıncılık. 229,00 TL. Satıcı: KÜME. Puan 9,8. Kampanyaları Gör 1. 50 TL üzerine kargo bedava. Henüz değerlendirilmemiş. İlk sen değerlendir. Cinselkeşif ve merak, ergenliğe kadar bastırılır. Freud’a göre cinsel gelişimin çeşitli aşamaları mevcuttur. Bu aşamalar; oral, anal, fallik, gizil ve genital dönemdir. Oral dönemde (0-1 yaş): Haz bölgesi ağızdır. Emme, içine alma, ısırma görülür. Anal dönemde (1-3 yaş): Haz dışkılama bölgesinde yoğunlaşır. OkulÖncesi Çocuğun Cinsel Eğitimi. 12.12.2013 . 5 ve 6 yaş velilerine yönelik olarak, cinsel gelişim aşamaları ve bu dönemde çocukların soruları, sorularının nasıl yanıtlanacağı gibi konularda veliler bilgilendirilmiştir. Ayrıca bu konuda yararlanılabilecek kaynak listesi paylaşılmıştır. Okul Öncesi Dönemde Korkular motor vario 150 tidak bisa distarter dan diengkol. MODÜLLERMODÜLLER Çocuk Gelişimine Giriş 0-72 Ay Fiziksel Gelişim 0-72 Ay Motor Gelişim 0-72 Ay Bilişsel Gelişim 0-72 Ay Dil Gelişim 0-72 Ay Sosyal Duygusal Gelişim 0-72 Ay Cinsel ve Ahlak Gelişim 0-1 Yaş Çocuklarında Öz Bakım 1-6 Yaş Çocuklarında Öz Bakım Çocukla Etkili İletişim Çocukta Davranış Yönetimi Çocuk Gelişimden Dramatik Etkinlikler Dramatik Etkinlikler Planlama 0-36 Ay Oyun ve Oyuncak 37-72 Ay Oyun ve Oyuncak Animasyon ÇalışmalarıTarih ve Saat SeçimiKursun Başlama TarihiPazartesiSalıÇarşambaPerşembeCumaCumartesiPazarTatiller Yarıyıl Tatilinde Kurs Yapılacak Mı ? Yaz Tatilinde Kurs Yapılacak Mı ? 1. Ara Tatilde Kurs Yapılacak Mı ? 15-19 Kasım 2. Ara Tatilde Kurs Yapılacak Mı ? 11-15 Nisan Plana Dahil Edilmeyecek Günler / Yarım GünlerResmi tatil günlerini 23 Nisan, 1 Mayıs, 15 Temmuz vb. belirtmenize gerek yoktur. Bu tarihlerde sistem otomatik olarak kurs planlamayacaktır. 28 Ekim - Arefe günleri gibi yarım gün ders yapılacak günleri buradan seçerek kaç saat ders yapılacağını belirtmeniz gerekmektedir. Mesleki Gelişim Modülleri Mesleki Gelişim Modülleri eklensin mi? Yöntem ve Teknikler ** Kursta faydalanacağınız yöntem ve teknikleri seçiniz. En az 2 tanesi seçilmelidir Anlatım Beyin Fırtınası Bireysel Çalışma Drama-Benzetim Gezi-Gözlem-Sergi Gösteri Gösterip Yaptırma Ödev-Proje Örnek Olay Problem Çözme Soru-Cevap Tartışma Grup Çalışması Rol Oynama-Canlandırma-Doğaçlama Araç ve Gereçler ** Kursta faydalanacağınız araç ve gereçleri seçiniz. En az 2 tanesi seçilmelidir Dramatizasyon Kuklalar Sergiler Geziler Tahta Pano Poster - Afiş Harita Tepegöz Radyo, teyp, ses bandı CD, video, televizyon Film makinesi Bilgisayar Projeksiyon Kelime Kartları Basılı materyaller Gösteri tahtaları Slaytlar Sanayi Makineleri Zeka Oyunları Güreş Mankeni Güreş Minderi Güreş Ayakkabısı Özel Araç Gereçler Eklemek istediğiniz Araç Gereçleri virgüllerle ayırarak giriniz. Plan BilgileriEğitim Ögretim Yılı *Kurum Adı*Müdür Adı *Müdür Yardımcısı*Ögretmen Adı * Cinsellik insanoğlunda doğuştan var olan dürtülerden biridir; doğaldır. Ancak bazı anne babalar, cinselliği çocuk masumiyeti ile bağdaştıramaz. Oysaki erken çocukluk dönemindeki tutumların, çocuğun cinsel kimlik gelişimi üzerinde ve çocuğun kendi mahremini yabancılardan koruyabilmesinde önemli etkileri vardır. Benim Vücudum Neden Ondan Farklı? Üç yaşına doğru çocuklar cinsiyet farklılıklarını sezinlemeye başlarlar. Görüntüye bağlı unsurlarla kadın ve erkekleri ayırt edebilirler. Kız çocuğu annesi gibi olduğunu, erkek çocuğu da babası gibi olduğunu söyleyebilir. Karşı cinsin bedenine karşı bir merak duyar ve incelemeye çalışırlar. Cinselliği yavaş yavaş keşfetme çabası içinde olan çocuklar; “doktorculuk” gibi oyunlarla diğer çocuklar ile kendi bedenleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları keşfetmeye çalışır. Hatta bu dönemde yetişkinleri taklit ettikleri görülebilir; el ele tutuşmak, öpüşmek gibi cinsel gelişim ile ilgili davranışlar sergilerler. Bu durum, çocuk cinselliğini yetişkin cinselliği gibi düşünen ebeveynleri endişelendirir. Ancak bu olağan bir meraktır. Bu tip bir durumla karşılaşıldığında paniğe kapılıp abartılı tepkiler vermekten kaçınmak gerekir. En doğru yaklaşım abartılı tepkiler vermeden vücutlarının kendilerine özel olduğunu çocuklarımızla paylaşmaktır. Bazen Nasıl Bir Tepki Vermemiz Gerektiğini Bilemeyiz… Çocuklar bebekliklerinden itibaren kendi vücutlarını dokunarak keşfederler. Cinsel organına dokunma sonucu alınan hazzı keşfeden bazı çocuklarda çocukluk dönemi mastürbasyonu görülebilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında aşırı tepki vermeden çocuğun dikkatini başka bir yöne çekmek işe yarayabilir. Ancak mastürbasyon sıklığı çok fazla ise bu durum çocuğun duygusal anlamda zorluk yaşadığını gösterir. Yaşadığı sıkıntılı durum ya da hissettiği yoksunluk/değersizlik hissi ona o kadar zor gelmektedir ki, kendini sık sık rahatlatmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu davranış bir nevi yardım isteğidir. Çocuğun bu davranışı ne sıklıkta ve hangi ortamlarda yaptığını gözlemleyip bu duruma neden olabilecek faktörleri değerlendirmek gerekir. Eğer aile kendi çabaları ile sonuç alamazsa; bir uzman desteği istemek çocuğun sağlıklı gelişimi açısından en doğru çözümdür. Anne, Biz Evlendik! Elbette çocuğunuzun gerçek anlamda hayatını paylaşacağı bir eş seçmesine ve mürüvvetini görmenize daha yıllar var. Merak etmeyin; miniğinizin hiçbir yere gittiği yok ancak bu yaş dönemi çocuklarında âşık olmak ve evlenmek gibi konulara yoğun ilgi olduğu görülebilir. Kız çocukların babasına yoğun bir ilgisi, erkek çocukların da annelerine yoğun bir ilgisi olabilir. Hatta koltukta beraber oturan anne babasının arasına girip onları ayırmaya çalışan, karşı cins olan ebeveyni ile evlenebileceğini düşünen çocuklar da olabilir. Bu durumlarda onu incitmeden; bunun mümkün olmadığını, zamanı gelince onun da kendisine bir hayat arkadaşı seçeceğini açıklamak gerekir. Anne babasının bir çift olduğunu ve onların arasına giremeyeceğini kabul eden çocuklardan bazıları, kendi sosyal ortamı olan okulda bir eş bulmaya çalışırlar. Bu nedenle bazen okuldan döndüğünde “Biz, büyüyünce evleneceğiz.” dediği bir arkadaşından bahsettiğini duyabilirsiniz. Oyunlarında anne baba, eş gibi rollere büründüklerini görebilirsiniz. Bu onların cinsel kimliklerini oluşturma yolundaki modellemeleridir. Cinselliğin bir nevi ergenliğe kadar uykuya yatacağı “latans dönem” olarak isimlendirilen ilkokul çağına kadar okul öncesi dönemde cinsel merak devam eder. Yasaklar! Bu dönemde cinsellik konusunda çok katı yasaklar koyan aileler ya da aşırı özgür davranan ailelerin çocukları üzerinde olumsuz etkileri vardır. Çocuğunun yanında rahat bir şekilde giyinip soyunan, çocuğunun mahremiyetine izinsiz bir şekilde fazlasıyla giren anne babalar da çocuğun cinsel dürtülerinin aşırı uyarılmasına neden olur. Çocuğunu severken dudağından öpen ya da çocuğun cinsel organlarına dokunarak seven ebeveynler vb. Kendisine fazla gelen bu dürtüyü kontrol edemeyen çocuğun dürtüsel davranışlar sergilediği hatta okul çağına geldiğinde cinsel merakı akademik meraka dönüştüremediği için öğrenmeye karşı ilgisiz kaldığı görülebilir. Sorduğu kadarını basit bir dille anlatın! “Çocuğuma neyi, ne kadar, ne zaman anlatmalıyım?” sorusuna en doğru yanıt; çocuğun sorduğu kadarını basit bir dille yanıtlamak olacaktır. Çocuğunuzun ne sorduğundan emin olduktan sonra sorusuna cevap olacak kadarını anlatmanız yeterlidir. Bazı anne babalar; çocukları soru sorduğu zaman cinselliğe dair ne varsa anlatıp onu bilgilendirmeye çalışırlar. Oysaki sorduğu sorunun dışında ve yaşının üstünde verilen bilgi çocuğun kafasının karışmasına neden olur. Çocuğunuz bu konuda hiç soru sormuyorsa da; bu hiçbir şey merak etmediği ya da gözlemlemediği anlamına gelmez. Sadece çekingen yapısı ya da sizden nasıl bir tepki alacağını bilmemesi nedeniyle soru sormaktan korkuyor olabilir. Çocuğunuz hiçbir şey sormuyor olsa bile anne baba olarak kendini koruyabilmesi adına vücudunun özel olduğunu ve o izin vermedikçe kimsenin dokunmaması gerektiğini okul öncesi dönemdeki çocuğa anlatmak gerekir. Özel bölgelerinin nereler olduğunu anlatmak için de “mayo giydiğinde kapalı olan kısımlar” gibi somut örnekler verilebilir. Aynı şekilde onun da izin verilmediği sürece başkalarının vücutlarına dokunmasının doğru olmadığı bilmesi gerekir. Sakin Davranın! Çocuğun sorularını yanıtlarken mümkün olduğunca sakin olmak önemlidir. Bu tarz sorulara vereceğiniz sert yanıtlar ya da tepkisel beden diliniz çocuğunuzun bir daha size bu tarz sorularla gelmemesine neden olur. Siz bu durumu geçiştirdiğinizi düşünürsünüz. Oysaki çocuk sorularına elbet yanıt bulacaktır; önemli olan güvendiği kişilerden, doğru ve anlayabileceği yanıtlar almasıdır. Sizden bilgi alamadığını gören çocuğunuz cinsellikle ilgili bilgileri doğru olmayan kanallardan alır. Beklentiler Gerçekleşmediğinde… Çocuğun cinsiyeti ile ilgili hamilelik dönemindeki beklentiler gerçekleşmediğinde, bazen yaşanan hayal kırıklığının etkisi ile anne ya da baba çocuğu hayalini kurdukları cinsiyetteki çocukmuş gibi yetiştirmeye çalışır. Kendisine dayatılan giyim, saç biçimi ve tavırlar çocuğun ruhsal yapısını etkiler. Bu tutumlardan, çocuğun ileriki hayatına olan zararları göz önüne alınarak kesinlikle kaçınmak gerekir. Çocuğun cinsel kimliğini benimsemesinde çocukluktaki yaşantılar önemlidir. İzinsiz Girmeyin! Çocuğa mahremiyeti öğretmek için onun da mahremiyeti olmasına izin vermek gerekir. Çocuğa mahremiyet kavramı yaşantısal olarak öğretilmelidir. Tuvalete, yatak odasına ya da banyoya girmeden önce izin alınması gerektiği söylenmeli ve çocuğun özel mekânlarına girerken de izin istenmelidir. Çocuğunuzla Uyumayın! Bazı çocuklar kendilerine ait odaları ve yatakları olduğu halde çeşitli nedenlerle anne babalarının yataklarında yatmak isteyebilirler. Kısa süreli olarak yatağa alınsa bile çocuk mutlaka uyuması için kendi yatağına götürülmeli; ihtiyaç duyuyorsa kendi yatağında uykuya dalana kadar yanında beklenmelidir. Çocuğa herkesin kendi odasında yatması gerektiği de söylenmeli ve bu konuda mümkün olduğunca tutarlı davranılmalıdır. Çünkü bazen çocuğun kendi yatağında uyumamasının nedeni anne ya da babanın çocuğuna olan aşırı bağımlılığı da olabilir. Sünnet… Sünnetin erkek çocukların cinsel gelişimi üzerinde etkisi vardır. Eğer doğumdan hemen sonra sünnet olması tercih edilmemişse, bunun için en uygun sonraki yaşlar 7- 11 yaşlar olacaktır. Özellikle 2-5 yaş arasında yapılan sünnet, çocuğu yoğun bir şekilde kaygılandırabilir ve cezalandırıldığını düşünmesine neden olabilir. Bu dönemde çevresindeki yetişkinlerin şaka amaçlı söyledikleri bile çok önemlidir Paylaşılacak bilginin sınırları aile tarafından belirlense de vurgulanması gereken en önemli nokta cinselliğin sadece “beden” ile ilgili olmadığı “sevgi” içerdiğidir NOT BU YAZI BAHÇEŞEHİR OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ve REHBERLİK BÖLÜMÜ VELİ BİLGİ BÜLTENİNDEN ALINMIŞTIR. BÜMED MEÇ Okulları Psikolojik Danışmanı ve Rehber Öğretmeni Uzm. Psk. Selda Ör, çocuklarda cinsel gelişimin önemini şöyle anlatıyor “Çocuğun ilk cinsel duyguları yıkanma ve altının değiştirilmesi esnasında ortaya çıkmaya başlar. Erkek çocukları 8. ay, kız çocukları ise 10-12. ay itibariyle genital organlarını keşfederler. Kimi zaman tesadüfi dokunuşlarla başlayan haz duygusunun keşfedilmesiyle davranışı tekrarlarlar”. Yaş Gruplarına Göre Çocukların Cinsel Gelişimi Nasıl Olur? 2–3 yaşındaki çocuklar •İki farklı cinsiyetin olduğunu ve kendi cinsiyetini kavramaya başlarlar. Banyoda, tuvalette, giyinirken ya da soyunurken başkalarını izleme davranışı gözlenebilir. 3–4 yaşındaki çocuklar • Kız ve erkek bedenindeki farklılıkları öğrenmeye çalışır. • Doğumla ilgili sorular başlayabilir. • Başka insanları çıplakken görmeye çalışır. Banyo ve tuvaletteki durumlarına aşırı ilgili olabilir. 5–6 yaşındaki çocuklar • Vücudun özel bölümleriyle ilgili kelimeleri kullanabilirler. • Birbirlerinin bedenlerini inceleme, birbirlerine dokunma ve öpme isteği görülebilir. • Sosyalleşmenin artmasıyla birlikte aşık olma, evlenme gibi kavramlardan bahsedilebilir. • Karşı cinse özgü davranışlar sergileyebilir uzun sürmediği takdirde endişelenmeye gerek yoktur. • Özel alanlar netleşmeye başlar, bu nedenle banyo yaparken, giyinirken ya da soyunurken utanma davranışı gözlenir. Çocuklara Cinsel Eğitim Ne Zaman Verilmelidir? Okul öncesi dönemde cinsel eğitim, çocuğun kendi fiziksel özelliklerini, karşı cins ile olan farklılıklarını, bedensel sınırları, özel bölgeleri kızlar için vulva, vajina; erkekler için penis terimleri ile, iyi ve kötü dokunuşları öğretmeyi içeriyor. Bunları öğretmek için en uygun zaman, çocuktan cinsellikle ilgili soruların gelmeye başladığı zamandır. Çocuğun soru sormaması merak etmediği anlamına gelmez. 4-5 yaşına gelen bir çocuk cinsellikle ilgili hiç soru sormuyorsa, konuşmak için uygun fırsatlar yaratılmalıdır. Cinsel eğitimde en önemli şey, çocuğun yaşına uygun bilgiler vermek ve gerçek dışı ifadelerden kaçınmaktır. Çocuğa bedeninin kendisine ait olduğu ve bedeniyle ilgili konularda kendisinin karar verebileceği küçük yaşlardan itibaren hissettirilmelidir. En önemli konulardan biri ise; çocuklara cinsel istismardan korunmayı öğretmektir. Çocuğu cinsel istismardan korumanın ilk yolu, anne babanın kendi bedenlerinin özel olduğunu çocuğa davranışları çocukla çıplak şekilde banyo yapmayarak, çocuğu dudaktan öpmeyerek vb. ile göstermesidir. Vücudun özel bölgeleri gerçek isimleri ile çocuğa açıklanmalıdır. Bu özel bölgelere anne-baba, doktor ve öğretmeninden okul öncesinde başkasının dokunmaması, görmemesi gerektiği çocuğa anlatılmalıdır. Biri çocuğa hoşlanmadığı tarzda dokunduğunda/öptüğünde “Hayır, istemiyorum.” demesi, durumu güvendiği bir yetişkinle anne/baba/öğretmen paylaşması gerektiği mutlaka söylenmelidir. Öpülmekten hoşlanmayan bir çocuğu öpmek de, bir yetişkini öpmesi için ısrar etmek de çocuğun mahremiyetini ihlal etmektir. Bedeninin özel olduğunu ve bedeni ile ilgili tüm kararları sadece kendisinin verebileceğini ancak özel alanına saygı duyarak kazandırabiliriz. Gelişimin önemli evrelerinden biri kuşkusuz cinsel gelişimdir. Pek çok ebeveyn, çocuklardaki cinsel gelişim, bu süreci sağlıklı desteklemek, mahremiyet, kendini korumak, cinsellik hakkında çocukla iletişim kurmak gibi alanlarda uzman desteğine ihtiyaç duyar. İlgili yazı Çocuklarınızı daha iyi tanımanın en iyi yolu Birebir iletişim İnsanoğlu cinsel kimliğiyle doğar ve hayatına devam eder. Cinsel dürtüler, arzular, istekler son derece normaldir ve evrenseldir. Pek çok yetişkinin yaşadığı cinsel bozukluklarının çocukluk çağı travmalarından kaynaklandığını düşünürsek, çocukluktaki cinsel gelişimi, ebeveynleri olarak sağlıklı desteklemenin önemini kavrayabiliriz. Her bireyin biricik olmasından ötürü, çocukların geçtikleri gelişimsel evreler de kişiye göre değişiklik göstermektedir. Eğer çocuğunuzun; çıplak dolaşmaktan hoşlandığını, cinsel organıyla oynadığını, ayna karşısında soyunup kendini seyrettiğini, başkasıyla öpüşme davranışını sıklıkla yaptığını, kendi kendini uyardığını mastürbasyon, diğer kişilerin bedenlerine ilgi duyduğunu ve onları ellemeye çalıştığını, sürekli çıplak olma arzusu olduğunu, yazılı ve görsel basında cinsellikle ilgili resimlere ve sahnelere ilgi duyduğunu, oyunlarında sürekli dokunma, öpme teması olduğunu, sıkça cinsellik ve cinsel kimlikle ilgili sorular sorduğunu fark ediyorsanız çocuğunuzun cinsel keşif süreci başlamış demektir. Çocukların cinselliğe olan ilgisi ve merakı genelde 2- 3 yaş civarında başlar ve ilkokul yaşlarında söner. Okul çağında merakın yerini akademik hayat, arkadaşlar, sosyal çevre ve etkinlikler alır. Cinsel keşif ve merak, ergenliğe kadar bastırılır. Freud’a göre cinsel gelişimin çeşitli aşamaları mevcuttur. Bu aşamalar; oral, anal, fallik, gizil ve genital dönemdir. Oral dönemde 0-1 yaş Haz bölgesi ağızdır. Emme, içine alma, ısırma görülür. Anal dönemde 1-3 yaş Haz dışkılama bölgesinde yoğunlaşır. Fallik dönemde 4-6 yaş İlgi ve haz cinsel organdadır. Gizil dönemde7 yaş- ergenlik Okul, toplumsal hayat cinselliğin yerini alır. Çocuk cinsel meraklarını unutur. Genital dönem Ergenlik ve sonrası Ergenlik dönemine tekabül eder. Cinsellik haz almanın yanı sıra, üreme amacına yönelik bir hale de gelir. Okul öncesi dönemde çocuğun, karşı cinsten ebeveynine duyduğu bir ilgi söz konusudur Okul öncesi dönemde çocuğun, karşı cinsten ebeveynine duyduğu bir ilgi söz konusudur. Oedipus Kompleksi, erkek çocuğun annesine karşı bir istek duyması ve babasını rakip olarak algılaması demektir. Bu dönemde cinsiyetini keşfeden çocuk, bir yandan babasına hayranlık duyar, öte yandan annesine karşı hissettiği duyguları anlayabileceği endişesiyle babasından korkar. Elektra Kompleksi ise kız çocukların babalarına karşı ilgi duyması ve annelerini rakip olarak görmeleri durumudur. Freud’a göre çocuklar, artık kendileri için rakip olan anne ve baba modelleriyle kurdukları özdeşimle onlar gibi olmayı deneyerek bu çatışmayı çözümlemeye çalışırlar. Böylece çocukların kendi cinsel kimliklerini oluşturmaya dair ilk adımlar atılmış olur. Bu süreçler gelişimin son derece sağlıklı ve normal basamaklarıdır. Cinsel keşif genelde nasıl başlar? Çocuk rastlantısal ve doğal olarak haz aldığını keşfeder. Çocuğun izlediği, şahit olduğu veya işittiği bir durum sonucu uyarılma. Genital bölgenin iyi temizlenmemesi veya diğer sebepler neticesinde oluşan kaşıntı. Emme döneminde doyuma ulaşamamış ya da emzik verilmemiş çocuklarda uyarılma eksikliğini, kendi kendini uyararak doyurmaya çalışma. Yeni bir kardeşin doğumu veya aile içinde tedirgin, mutsuz eden, kaygı veren durumlar yaşanması. Uyarılma Cinsel bölgeye krem sürülmesiyle, oyunla…vs.. Çocuğun kendi duygu durumunu düzenleme ve kendisini sakinleştirme çabası. Bebeklik döneminde bebeğin çok uzun süre yalnız başına bırakılması, ihmali, istismarı. Huzursuz bir aile ortamı. Çocuğun uzun süre dar, karanlık, gizli yerlerde tek başına bırakılması. Ebeveynler nasıl davranmalı? Çocuğunuza sorduğu kadarını anlatın. Yanıtını bilmediğiniz sorulara Bunun nasıl açıklanacağını bilmiyorum, araştırıp seni bilgilendireceğim.’ diyebilirsiniz. Eğer çocuğunuza yanıt vermeyip, onu geçiştirirseniz, cevabı alternatif kaynaklarda arayacaktır. Çocuğunuzla yatağınızı ayırmanız ve sınır koymanız önemlidir. Çocuğunuzu odasına girerken, geldiğinizi belli etmeniz önemlidir. Çocuğunuzun da ebeveyninin odasına girerken bu odanın özel ve mahrem bir alan olduğunu bilmesi ve kapıyı çalmayı öğrenmesi önemlidir. Çocuğunuza karşı dürüst olmak önemlidir. Dünyaya gelişi ve varoluşla ilgili sorularına Seni leylek getirdi.’ hikayesine başvurmaktansa, yaşına uygun, gerçekçi açıklamalar yapmak gerekir. Cinsel gelişimle ilgili çocukları ürkütmemek önemlidir. Ebeveyn olarak cinsellikle ilgili ön yargıları ortadan kaldırmak, insanların cinselliğiyle, dürtüleriyle doğan canlılar olduğunu içselleştirmek etkilidir. Çocuğa verilen mesajlar tutarlı olmalıdır. Bedenin sana özel.’ dediğimiz çocuğun, herkesin önünde üstünü değiştirmek uygun değildir. Çocuğu rencide etmekten, ayıplamaktan ve yargılamaktan kaçınılmalıdır. Öte yandan konu hakkında espri yapmak, gülmek, süreci herkese anlatmak da zedeleyicidir. Çocuğun mastürbatif davranışları mevcutsa ne zaman, ne sıklıkla bu davranışın ortaya çıktığını araştırmak önemlidir. Çocuğa bedeninin özel bölgelerini ve isimlerini öğretmek önemlidir. Aile kendi mahrem alanına ve çocuğun özel alanına özen göstermelidir. Özellikle 3 yaştan sonra aynı anda tuvalete girme, birlikte duş alma gibi düzenler gözden geçirilmelidir. Vücudumuzun çok özel ve yalnızca birincil bakım veren kişi tarafından görülebilecek bir yer olduğu çocuğa öğretilmelidir. Şimdi ben senin tuvaletini temizlemene yardımcı oluyorum. İlerde bunu kendin yapmaya başladığında özel bölgelerini ben de görmeyeceğim.’ gibi bir açıklama yapılabilir. Ailenin ilgi ve şefkatini çocuğa hissettirmesi oldukça önemlidir. Çocuğun mastürbatif davranışı mevcutsa davranışın altında yatan sebebin ne olduğu, davranışın muhtemel işlevi gözden geçirilmelidir. Kimi zaman çocuklar mastürbasyonu bir regülasyon tekniği kendini yatıştırmak olarak kullanmaktadır. Bu gibi durumlarda cinselliğe atıfta bulunmadan çocuklara kendilerini rahatlatma ve sakinleştirme teknikleri öğretilebilir. Çocuklara iyi ve kötü dokunuş öğretilmelidir. Lakin bu korku kültürüyle yapılmamalıdır. Çocuğa iyi ve kötü davranış öğretilmeli; ancak bu korku kültürüyle öğretilmemelidir. Çocuğa Sevgilim’, Aşkım’ gibi ifadelerden kaçınmak önemlidir. Çocuğunuzun erkenden uyarılmasına neden olacak davranışlardan kaçınmak önemlidir. Örneğin; Çocuğun yanında sık sık çıplak dolaşmak, topluluk ortasında onu soymak, cinselliği onun yanında konuşmak, duşa 3-4 yaştan sonra hala beraber giriyor olmak, TV’ye ve görsellere sınırsız erişim…vs. Çocuğun mastürbatif davranışı mevcutsa çocuğu uyararak bölmek ve durdurmak uygun değildir. Bu davranışı yapmanın normal olduğu, ama bunu herkesin ortasında yapmanın uygun olmadığı bilgisi çocukla paylaşılmalıdır. Davranış yasak haline gelmediği, sürekli gündeme getirilmediği ve çocuk etiketlenmediği takdirde sönecektir. Çocukların keşif amaçlı oynadığı oyunları yasaklamak yerine, onları sıkı bir takibe almakta fayda vardır. Cinselliği, ayıp, günah, yanlış bir şey olarak öğrenen çocuklar bu duyguyu bastıracaklardır. Bu da uzun vadede onlarda duygusal yara ve davranış bozukluklarının oluşmasına neden olabilecektir. Kendini sürekli bastıran çocuğun, uzun dönemde cinsel bozukluk yaşama olasılığı, diğer çocuklardan daha yüksektir. Ebeveynler bu bilinçle söylemlerine ve davranışlarına özen göstermelidirler. Ne zaman destek alınmalı? Eğer cinsel keşifle ilgili süreçler çocuğunuzun işlevselliğini olumsuz etkiliyorsa, öğrenmesi, sosyalleşmesi, oyun kurmasında sorunlar beliriyorsa, davranışın sıklığı artıyorsa, davranış çocuğa fiziksel ve ruhsal zarar veriyorsa, aile nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğini bilmiyorsa mutlaka uzman desteği alınmalıdır. Kaynakça Atay, M. 2009. Erken Çocukluk Döneminde Gelişim. Ankara Kök Yayıncılık. Öztürk, O. 1994. Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara Hekimler Yayın Birliği. Pernoud, L. 1987. Çocuğun Cinsel Eğitimi. İstanbul E Yayınları. Yavuzer, H., & Aydoğmuş, K. 1990. Ana-Baba Okulu. İstanbul Remzi Kitabevi. Yavuzer, H. 1999,Çocuk Psikolojisi. İstanbul Remzi Kitabevi. Yörükoğlu, A. 2006. Çocuk Ruh Sağlığı. İstanbul Özgür Yayınları. CİNSEL GELİŞİM ÇOCUKTA CİNSEL GELİŞİM VE EĞİTİM Küçük çocuklar, kendi bedenleriyle çok ilgilidirler. Okul öncesi çocuk, çevredeki dünya kadar, kendi hakkında da bilgi sahibi olmaya güçlü bir istek duyar. 2 ya da 3 yaşındaki çocuklar, bakma ve dokunmayla birçok şey öğrenirler ve ancak 5 yaş dolaylarına kadar yalnızca en yalın sözlü açıklamaları ben merkezci yaratıklardır. Kendi duygu ve gereksinimlerine karşı son derece duyarlı oldukları halde, başkalarınınkine en başında beri bedenler onlar için en büyük öneme kucağında tutan annenin sıcaklığı ,rahatlığı ve gücü çocuğa güven ve haz duyguları verir. Annenin yüzünün ifadesi, sesinin tonu , teninin dokusu,bebeği tutuşu, tüm bunlar açlık,üşüme ve yalnızlık gibi hoş olmayan, acı verici duyguların anında ortadan kalkmasıyla ve altının değiştirilmesi, bebeğin hoşlandığı şeylerdir;kucakta sallanmanın ya da arabada götürülmenin yarattığı ritmik duyumsamalar sensation da bebeğin hoşuna gider. Bebeklerde emme yoğun bir gereksinmedir ve yalnızca biberonlu şişe ya da annenin göğsü bu ihtiyacı uygun bir biçimde karşılayabilir. Bebeğe,ana ve babasının ilettiği en önemli etkenler sıcaklık, rahatlık ve sonraki birinci yılda bebeğin ilk cinsel duyguları, yıkanma ve altının değiştirilmesi sırasında ortaya bezinin genital bölgedeki baskı ve hareketi,bebeğin hoşlandığı haz verici el ve kol hareketlerini daha iyi kontrol edebilecek kadar, biraz daha büyüyünce, kazara cinsel organlarına dokunabilir ve haz verici bir duygunun yeniden yaşanmasını istemek çok doğal ve insana özgü olduğundan, bebek yeniden cinsel organlarına dokunmaya çalışır. Erkek bebekler penislerini çekiştirirler; fakat kız bebekler cinsel organlarının gizli olması nedeniyle dokunmakta daha güçlük çekerler, bu nedenle kız bebeklerde cinsel organlarına dokunma daha az görülür. Bazı ana babalar bu erken cinsel ilgiden rahatsız olur ve bunun anormal olduğundan endişelenirler. Oysa bebeklerin bu davranışı tümüyle doğal, normal ve eğitim bu noktada başlar. Ana babaların akıldan çıkarmamaları gereken nokta şudur Sizin tarafınızdan çocuğu şaşırtıcı ve korkutucu olabilecek öfkeli bir tepkinin gelmesi, duygusal gelişim açısından zararlıdır ve henüz ortaya çıkmamış mastürbasyon için de engelleyici değildir. TUVALET EĞİTİMİ VE CİNSEL DUYGULAR 18. aydan 2,5 yaşına kadar uygulanan tuvalet eğitimi, hem çocuğun, hem de annenin ilgisini yeniden cinsel organlara yöneliktir. Bebek, altının ıslak olmaması gerektiğini öğrenirken,mesanesinin dolu olduğunu ve onun yakınındaki organlarda bir tür cinsel duygular uyanmasına neden olan baskıyı fark etmeye başlar. Tuvalet eğitimi sırasında bebek, bezi çıkartılıp oturağa ya da tuvalet yerine oturtulan çocuk, bebek bezi tarafından yalıtılmadığından, baskı ve dokunmayı daha iyi hissedecektir. Şimdi bebek, çişinin idrar yolundan geçişine daha çok dikkat edecek ve bundan haşlanacaktır. Erkek çocukların akışı kontrol etmek için çiş ederlerken penislerini tutmak hoşlarına gidecektir. Tuvalet kağıdıyla silinmek, özellikle idrar yolu çıkışının çok duyarlı olan klitoris ve vajinanın hemen yanında bulunması nedeniyle, kız çocukları için hoşa giden yeni bir duyumsama olacaktır. Küçük erkek çocuklar tuvalet eğitimi sırasında, soğuk oturağa oturduklarında husyelerini örten derinin skrotum büzülmesi ve husyelerinin refleks olarak yukarı çekilmesinin verdiği garip duyumsama nedeniyle, bu organlarını daha çok farkına varacaklardır. Eğer küçük oğlunuz oturağa oturmak istemiyorsa, bu durumu göz önüne alarak kendisine her şeyin yolunda olduğunu, endişe edilecek bir şey bulunmadığını anlatmalısınız. Daha ayrıntılı açıklamaya gerek yoktur, çünkü o yaştaki çocuk daha bedenini içiyle dışını tam ayrıt edememektedir. Tüm iyi niyetinize karşın, onun aklını karıştırmaktan başka bir şeye yaramayacaktır bu açılama . Aynı şekilde çocukların cinsel konulardaki sorunlarına yaşlarına göre anlama yetenekleri göz önünde bulundurularak yanıt verilmelidir. CİNSEL EĞİTİMDE AÇIKLIK YADA GİZLİLİK VE SONUÇLARI Hemen her ana babanın aklına takılan soru şudur Çocuklarımızı cinsel hayat konusunda aydınlatmamız gerekli mi? Günümüzde bu soruya kesin olumlu cevap verilir. Eğer çocuk, doğum, cinsiyet farkı, ana ve babanın rolü gibi konuları ana babasından öğrenmese, başka kaynaklardan cevaplar aramaya başlayacaktır. O zaman sonuç hiç de istendiği gibi olmayabilir. Çocuğun meraklarını yetkili bir kişi karşılamazsa, ortaya çıkacak sonuçları bütünüyle bilebileceğimizi söyleyemeyiz. Bugün yalnız orta yaşa yaklaşma kişiler değil, genç ana babaların pek çoğu da cinsel bilgilerin sır olarak saklandığı bir ortamda yetişmiştir. Ana babaları onlara ne doğum olayı ne de anne ve babanın çocukların oluşmasıyla ilgili rolü konusunda bir şey söylemişlerdir. Çocukların cinsellikle ilgili sordukları sorulara eksik ya da kaçamak cevaplar vermek neredeyse bir gelenektir. Bazen de bu cevaplar iyi niyetli , ama beceriksizcedir. Nasıl doğduğunu soran bir küçük kıza, annesinin, bir çocuğu olduğu zaman sevinç yerine, çektiği korkunç sancıları anlatması gibi. Leyleğin getirdiği, kapının önünde bulunduğu,lahanadan çıktığı masalları da hala yaygındır. Doktordan ya da çingenelerden alındığı masalı da.. Çocuğa nereden gediğikonusunda bilgi verme yasağı kimi zaman da susarak gösterilir. Bu yasak o kadar ağırdır ki, çocuk soru sormaması gerektiğini bilinçsizce yanıt aldığı kimi zaman, ana babanın konuşma biçimleri, esrarlı ses tonları bu konuyu açıklamada serbest olmadıklarını ortaya koyar. Bu tavır çocuklarca bununla ilgilenmek yasaktır diye anlaşılır. Bu da çocukların meraklarını iki kat arttırır, araştırmalarını ne yazık ki,yapılanlar hep bir hata duygusuyla karışır. Cinsel bilgi konusunda yardımsız olan çocuk, sonuçta doyumsuz bir merak edinir ve suçluluk duygusuyla kötü, cinsel olayların pek güzel bir şey olmadığı, bu yüzden ilgilenilmemesi gerektiği sonucuna varır. Sonuçta ilgilenilen konunun yasak, pis ya da günah olduğu inancı yerleşir. Bilinçaltına itilen bu inanç, bir çok yetişkin insanın hayatını etkiler. Çünkü böyle bir yasaklar ortamında, hata ve utanç kavramlarıyla gelişen cinsel istek, gereksinim ve davranışlar, kişiyi ileride kuracağı evlilikte güzel, sağlıklı, mutlu bir fizik sevgi kavramına götürebilir mi ? Örneklersek, bir ergene evliliğin güzel bir şey olduğu; duyguların, sevginin fizik yanını güzelleştirdiği iyi anlatılmazsa her zaman bu fizik yan üzerinde bir kaygı ya da iğrenme kalabilir. Çocukluklarında fizik sevgiye yanlış hazırlanan kişilerin bunu bütünüyle dışladıkları ve cinsel işlevlerini zevkli bir görev gibi yerine getirdikleri birçok uzmanca saptanmıştır. Cinsel olaylardan hiç söz etmemek çocuğu bu duyguları daha çok bastırması gerektiği izlenimini verir Cinsellik tabu durumuna gelir, giderek düşünme bile yasaklanır. Çocuk böylece susar, soru sormaktan cayar ve görünüşte bu konulara ilgi göstermez. Ancak içinden, bebeklerin nereden geldikleri,erkekler ve kızlar arasındaki farkı, için yalnız evli insanların çocuğu olduğunu sorar durur. Bu durumda en büyük tehlike, bu sorunları daha bilgili bir arkadaşın yanıtlamasıdır. Bu cevaplar önce çocuğun ana babasına olan güvenini kaybettirir. Ayrıca çocukta saplantılara yol açabilir. Çocukta cinsiyet farkıyla ilgili sorular 2. yaşta doğumla ilgili olanlarsa 3-4 yaşta başlar. Çocuk, kendince bazı varsayımlar da üretir;annenin şu ya da bu meyveyi yiyip hamile kalması vb. gibi. Çocuk kendi kendine sorduğu soruları yalnız hayal dünyasında aramaz. Kardeşiyle ya da oyun arkadaşlarıyla ilişkisinde, tahmin ettikleriyle bildiklerini doğrulama fırsatı arar. Genelde çocuğun bu tür bilgi edinmesi yanında bazen daha büyükler ve bakıcılar da bulunu. Bunların verdikleri bilgi de doğru en azında doğal değildir. Bazen cinsel ilgiler 7-8 yaş ve erinlik arasında diner. Ve cinsel olgunlaşmayla bedensel değişikliklerin belirmesi ve genital bezlerin üretime başlamasıyla yeniden canlanır…Çocukluğunda ana babasının bilgi vermediği ergenin bu zorlu dönemde pek az şansı vardır. Çocukken soruları yanıtlanmadığı ya da yanlış cevaplandığı, ihtiyaçları olduğunda yardım edilmediği için zorda kaldıklarında da ana babalarına başvurmazlar . Artık ana babaya karşı bir güvensizliğin yerleşmesi söz konusudur. Ve ergen zorlu sorunlarında rehbersiz kalmıştır. Annesinden yanlış bilgi alan bir genç kız, bir uzman sorununun şöyle dile getirmiştirBenimle böyle konuşanlara bir daha hiçbir şey sormam. Çocukluğunda bilgi verilmeyen genç,ne yeni bir merakla ortaya çıkan sorunun aydınlatmak için, ne de öğüt istemek için ana babasına başvurur. Yalız başına okuduklarıyla yetinir. Oysa basit birkaç açıklamayla her şey daha kolay olabilir. Çocuğun cinsel konulardaki merakı, öteki meraklar gibi yerinde ve sağlıklıdır. Bu dünyayı tanıma ihtiyacından doğmaktadır. Aslında sağlıksız merak yoktur. Ancak merakın sağlıksız doyumu vardır. Bu, ana babanın pek de doğal ve açık yürekli olmayan davranışıyla benimsettiği gereksiz gizleyişlerin doğurduğu doyumdur. Kınanan merak,saplantı durumuna gelir. Kimi ana babalar,bu benim çocuğumu ilgilendirmiyor çocuğum bunlarla hiç ilgilenmemiştir, eminim ki, bunları hiç düşünmüyor derler. Bu durumda da çoğunlukla yanılırlar. Çocukların ilgilenmeyişleri yalnızca görünüştedir. Gerçekten meraklarını ya içe atar, ya da bilinçli olarak saklar ve bastırırlar. Oysa çocukların kimi şeyleri anlaması için çeşitli olanaklar da bir kardeşin doğumu, çocukların nereden geldiklerini açıklamayı sağlar. Hayvanlar da çocukları ilgilendiren canlı bir örnektir. Kız ve erkek kardeşlerin bir arada yıkanması, küçük bebeğin günlük temizliği cinsiyet ayrımını anlatmakta yardımcı olabilir. En kolay ve basit yöntem, çocukların sorularına cevap verme gereğine inanmaktır.

4 6 yaş cinsel gelişim etkinlikleri